AdHere Reklamcılık Günleri 2016

0

Boğaziçi Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü’nün düzenlediği AdHere Reklamcılık Günleri 26-27 Kasım’da gerçekleşti. Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’ın ev sahipliği yaptığı etkinlikte reklamcılık sektörünün önde gelen isimleri gençlerle buluştu. AdHere 10.yılını kutladığı günlerde bakalım oturumlarda neler konuşuldu.

Reklamcılar Derneği Başkanı Kayhan Şardan’ın açılış konuşmasıyla başlayan Adhere, Tribal Worldwide İstanbul başkanı Arda Erdik’in oturumuyla bizleri etkinliğe ısındırdı. Gençlerin sektöre dair merak ettiklerinin, ajans çalışanları tarafından kısa videolarla cevaplandırıldığı keyifli bir oturumdu.

reklamcılık günleri arda erdik

Erol Batislam, Armağan Birkiye ve Oğuzhan Akay’ın yer aldığı oturumda ise reklamcılığın iyi ve kötü yüzü hakkında konuşuldu. Son dönemlerde ödül alan işlerin çoğu ödül almak için yapılan, mecralarda rastlamadığımız reklamlar olunca akılların doğal olarak karıştığından bahsedildi. Goodvertising, yani iyi reklamcılık insana odaklıdır. Markaya dönük olmak yerine, insani his ve duygular üzerinden ilerler. Topluma katkı sağlayacak işler üretmek goodvertising‘in başlıca emellerindendir.

Peki Neden Goodvertising?

Çünkü insanlar gördüğü şeyi yapıyor. Topluma mecralardan ne gösterirseniz,gerçek hayatta onun yansımasını görürsünüz. Bu yüzden sağlam kurumsal sosyal sorumluluk kampanyalarına rastlamak çok zor. Markalarımız hala kendini düzgün ifade etme yolları arıyorlar. Kendi seslerini bulduklarında ise devamlılığı olmayan kurumsal sosyal sorumluluk kampanyaları görüyoruz. Keşke topluma fayda sağlayacak bu tarz kampanyalar bir düzen içinde sürekliliği sağlayabilse. Böylece toplumda olumlu bir değişim gözlemleyebiliriz.

reklamcılık günleri

Bu noktada reklamcılığın gerçek amacına yönelmek gerekiyor. Erol Batislam “Reklam zihinlerde olumlu bir tortu bırakmadır.” diyerek aslında reklamcılığın özünün goodvertising ile bağıntılı olması gerektiğine işaret etmektedir. İnsan ve insani duygular temel ve evrenseldir. Her ne kadar toplumdan topluma gelenekler değişse de, özünde insan ve insandır. Reklamcının anlaması gereken de bu saf duyguları insanlarda nasıl uyandıracağıdır.

Armağan Birkiye son dönemlerdeki teknolojik gelişmelerin aslında büyük bir durgunluk ve sadelik arayışını da hızla peşinden sürüklediğini söylemektedir. ‘Yakında sosyal medya detoksları yaygınlaşacak ve daha sade bir yaşam arayışı revaçta olacak.’ diyerek aslında toplumların sürekli maruz kaldıkları enformasyon yükünün neleri getireceğine işaret etmektedir. Oğuzhan Akay ise reklamcı olmak isteyen gençlere altın değerinde tavsiyeleri ise şu şekildedir: “Reklamcılığın uzun ve engelli bir koşu olduğunu unutmayın. Bu iş bir tutku, bir sebat işi. Sabırlı olmak ve ısrarla, tutkuyla çalışmak gerek.” diyerek, bu yola baş koyanların hangi özelliklere sahip olması gerektiğini vurgulamıştır.

Kreatif içerik üretmek oturumunda ise Campaign Genel Yayın Yönetmeni Yiğit Can Kaytmaz ve Jr.By Campaign yayın direktörü Seda Büktel ile birlikteydik. Bir derginin mutfağında neler olduğunu, yayın sürecinin nasıl olduğunu anlatan ikili, gençler için gençler tarafından içerik üreten Jr.By Campaign’in öyküsünü bizlerle paylaştı. 30 yaş üstünün giremediği dergi olan Jr.By Campaign’in, sektördeki genç isimleri, profesyonellerin ve mesleğe girmek isteyenlerin oluşturduğu kitleyle buluşturan bir dergi olduğunu vurguladılar.

reklamcılık günleri mert fırat

Kurtcebe Turgul ve Mert Fırat ile gerçekleştirilen oturumda ise “Çeşit Çeşit Öyküler Yaratmak” üzerine konuşuldu. Markaların kendini öyküler aracılığıyla nasıl dönüştürdüğü ve ünlü kullanımının hangi kriterlere göre yapılacağı üstünde duran oturumda önemli noktalar şunlardı;
Markanın ünlü kullanımında baktığı tek unsur, ünlünün markanın imajıyla uyuşması değildir. Ünlünün markanın mesajını aktarım gücü ve niteliği de önemlidir. Ayrıca hikaye anlatıcılığından faydalanan reklamcılık aslında hikayeyi kimin anlattığı noktasına dikkat etmelidir.

adhere-haluksicimoglu

Haluk Sicimoğlu ile Efsane Reklamlar oturumuna geçtiğimizde ise karşımıza “Türkiye’de Reklamcılığın Altın Çağı” olarak adlandırılan 90’lar kuşağı geliyor. Sicimoğlu 90’larda reklamcılığın neden bu kadar önemli olduğu sorusunu şu şekilde yanıtlıyor: “90’larda Türkiye’de dizi kültürü yeni yeni oluşuyordu. Reklamlar ise insanların terapi olarak tükettiği içeriklerdi. O dönemin reklamları özellikle toplumun o zaman dilimindeki ruh halini yansıttığından toplumu reklamlar aracılığıyla gözlemlemek ve tespitlerde bulunmak kolaydı.” Efsane reklamları efsane yapan unsurların ne olduğuna baktığımızda; samimiyet, dile dolanan çarpıcı sloganlar, cesaret, gerçekçilik, müzik kullanımı ve hassasiyetin ön planda olduğunu görürüz.
Buna bakarak insanların zihnindeki duygusal kilidi kırmanın, duyguları harekete geçirerek reklamı başarıya ulaştırabileceğini söyleyebiliriz.

Reklamın Kamera Arkası oturumunda ise Özer Feyzioğlu, Ezel Domaniç, Gözde Başaran ve Duygu Demirel reklamın yayına girmeden önce geçirdiği süreç hakkında bizleri bilgilendirdi. Çekim öncesi, çekim sonrası ve yayın aşamasının aslında ne kadar kısıtlı süreler içinde gerçekleştiğini ve işin post prodüksiyon kısmının temposunun ne kadar yüksek olduğundan bahsettiler.

buik-adhere

“Yetenek Avcılığı ve İyi Reklamcı Nasıl Olunur?” oturumunda ise Kaan Uskanlı gençlerin kendi potansiyelini nasıl keşfedeceği üzerine tavsiyelerde bulundu. “Kendi artı ve eksiklerinizi iyi bilin. Kendinizi keşfedin,çünkü kimse sizi,sizin yerinize keşfedemez. Ne istediğinizi ve onun için uygun olup olmadığınızı saptadığınızda hayatınız için daha faydalı adımlar atacaksınız, iyi reklamcı olabilmek için rutinden kurtulun. Deneyin, sürekli üretin. Evinizin yollarını şaşırın, hata yapın ve hatalarınızı düzeltin. Farklı ilgi alanları edinin,farklı kaynaklardan beslenin.”

adhere-dijitalmuhendiss

Etkinliğin son oturumu olan “Gündem Hızında Çalışmak” Emirhan Çelikbilek ve Levin Özdoğan’ın katılımıyla gerçekleşti. TBWA’in reklamcılığın gündem hızını nasıl yakalayacağına dair geliştirdiği yeni sistemi anlatırken bir taraftan da markaların gündemdeki trendlere nasıl ve hangi şekilde katılması gerektiğine dair görüşlerini dile getirdiler. “Gündemin sürekli ve hızlı bir şekilde değişmesi, markalar ile ilgili verilerin sosyal platformlardan anlık bir şekilde toplanması ihtiyacını doğurdu. Bu yüzden geliştirilen sistemler marka ve ajanslara hızlı ve doğru bir şekilde tepki verebilme olanağı sağlıyor.”

Genel olarak bilgilendirici ve keyifli bir sektöre ısınma etkinliği olan Adhere izlenimlerimiz burada son buluyor. Seneye görüşmek üzere…

Bir önceki yazımız olan Telefonlarınızdaki İndirim Rehberi Broşür Sepeti başlıklı makalemizde Broşür Sepeti, Broşür Sepeti Android ve Broşür Sepeti Uygulama hakkında bilgiler verilmektedir.

Paylaş

Yazar Hakkında

Yorum Yaz