Boğaziçi Marka Zirvesi = İş Dünyasına Giriş

0

1-2-3 Aralık tarihlerinde Boğaziçi Üniversitesi İşletme Kulübü tarafından Albert Long Hall ve Garanti Kültür Merkezi salonlarında gerçekleştirilen 5.Boğaziçi Marka Zirvesi, sektörün önde gelen küresel ve yerel markalarını ağırladı. İş dünyasına adım atmaya hazırlanan ve markaları yakından tanımak isteyenlerin ilgi gösterdiği bir etkinlikti.

Bankacılık, pazarlama, perakende, ilaç sektörü gibi çeşitli branşlardan konukların katıldığı etkinliğin nabzını Dijital Mühendis ekibi olarak sizler için tuttuk.

İkinci günü ilk oturumuna konuk olan Uğur Batı, kişisel gelişim ve birikim adına Türk ve Doğu medeniyetlerinin kültüründen bahsetti. Kişinin kendini beslemesi için önce kendi kültürünü ve bu kültürün yetiştirdiği sanatçı ve bilim insanlarını bilmenin önemine değindi. Yakın gelecekten ve iş dünyasının teknolojik gelişmeler ışığında nasıl şekilleneceğinden de bahseden Uğur Batı, “sinir bilimi ve nöropazarlama”nın yakın gelecekte daha da önem arz edeceğini ve iş dünyasına atılmaya hazırlanan gençlerin bu branşlarda kendilerini geliştirmelerinin faydalı olacağını belirtti.

Pfizer Satış ve Pazarlama Direktörü Mehmet Can Aslantaş ise bir dünya devi olan Pfizer’in küresel ve Türkiye içinde gösterdiği faaliyetlerden, iş akışından ve etkin bir pazarlamanın nasıl yapılması gerektiğinden bahsetti. İlaç sektöründe ilerlemeyi hedefleyen katılımcılar için Pfizer’in sunduğu MT(Management Traineeship) programına da değindi. Bu program sayesinde Pfizer’de kariyerine başlayıp, dünyada yer alan bir çok Pfizer merkezinde çalışma fırsatı yakalayan Türkiye vatandaşı olduğuna da dikkat çekti.

“Gücün Gülüşün” oturumunda Colgate-Palmolive Pazarlama Müdürü Evin Canpolat konuğumuzdu. Colgate-Palmolive’in kendi yeteneğini nasıl içinde yetiştirdiği ve geliştirdiğine değinen Canpolat da küresel bir şirkette, yurt dışı odaklı çalışmayı düşünenler için Colgate-Palmolive’in dünyadaki bir çok merkezinde çalışmakta olan yetkililerin kurumu anlattığı bir videoyu bizlerle paylaştı.

Eczacıbaşı oturumunda “Markada Sürdürülebilirlik” başlığıyla karşımızda Okey Pazarlama yöneticisi Volkan Ramazan vardı. Ürünün çıkış hikayesindeki devlet desteğinden ve aile planlamasından bahsederek giriş yapan Ramazan, ürünün doğası gereği sınırlı zaman diliminde ve belli kuşaklarda yayınlanan reklamlarla nasıl Okey’i Türkiye’deki lider prezervatif markası konumuna taşıdıklarından bahsetti. Geçmişten günümüze Okey‘in reklamlarından ve gerçekleştirdiği sosyal medya etkinliklerinden bahsedilen oturum eğlenceli soru-cevap kısmıyla hafızamıza kazındı.

GSK Tüketici Sağlığı Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Özösken ile hareketlendiğimiz ve aktif olarak atılım gösterdiğimiz bir oturum gerçekleştirdik. Pazarlamada pazar araştırmasının önemine değine Özösken, Sensodyne ve Paradontax üzerinden verdiği örneklerle pazar araştırmasının nasıl yapılması gerektiği konusunda katılımcıları bilgilendirdi.

Marka gücü araştırmasında sorulması gereken 5 soru olarak aşağıdakilere değinildi:

1-) Marka ismini daha önce duydunuz mu?

2-) Marka size hitap ediyor mu ? (fonksiyon ve fiyat bakımından)

3-) Ürünün gerçekten performans gösterdiğini düşünüyor musunuz? (performanstan değil,markanın performansa yönelik kullanıcıda oluşturduğu algıdan söz edilmektedir.)

4-) Marka rakiplerinden farklılaşıyor mu?

5-) Marka ne yaparsa yapsın kullanmaya devam eder misiniz? (Bağlılığı ölçmek amaçlanır.)

İyi bir pazar ve marka gücü araştırmasının, pazarlama stratejisini doğrudan etkilediğini ve şekillendirdiğini hatırlatan Özösken, kariyerine yeni başlayacaklara gelişmekte olan 4 trend üzerine yoğunlaşmalarını önerdi. Bu trendler ; Big Data, Health/Wellness, (Sağlık ve İyi Hissetme) Ekonomi/Fiyatlandırma ve Rahatlık/Rahatlama olarak listelendi.

İKSV ve TBWA/İstanbul’un konuk olduğu “Kaldır Kafanı” oturumunda İstanbul Film Festivali için yapılan tanıtım çalışmalarından bahsedildi. Tek bir mecraya bağlı kalmadan, hikayenin gücüyle türetilen alternatif ve eğlenceli tekniklerle “İz Bırakan Filmler” kampanyasından ve filmlerin dövmeleşmesinden bahsedildi. Dövme sanatçıları, vücudunda film karakterlerinin dövmesi olan kişiler ve bu dövmelerin arkasındaki hikayelerin tekrar filmlere bağlanması kampanyanın sadece var olan festival izleyicisine değil, daha genç ve geniş bir kitleye de ulaşmasına yardımcı olduğuna değinildi.”Kaldır Kafanı” kampanyası ise cep telefonlarının, tabletlerin kısacası teknolojik cihazların etrafımıza olan farkındalığımızı nasıl azalttığı ve neredeyse  vaktimizin sürekli onlara geçtiğini vurgulamak için oluşturulmuş bir kampanyaydı.Festivalde filmlerden önce anons olarak giren “Kaldır Kafanı” reklam filmi,sokaklarda telefon kullanırken bile dikkatimizi çekebilen zemine yapıştırılmış sokak stickerları da ana fikirden türetilmiş yaratıcı oluşumlar olarak aktarıldı.

Sonuç olarak eğlenerek markaları yakından tanıma fırsatı bulduğumuz güzel bir haftayı tamamlayıcı etkinlikti.

Bir önceki yazımız olan Geleceği Yazanlar GDG DevFest İstanbul Etkinliğinde Buluştu başlıklı makalemizde Devfest17, GDG Devfest17 ve GDG İstanbul hakkında bilgiler verilmektedir.

Paylaş

Yazar Hakkında

Yorum Yaz