En Kârlı Dijital Pazarlama Yöntemi: E-Posta Pazarlama

1

Dijital pazarlama son yıllarda oldukça önem kazanmış bir sektör. Özellikle büyük şirketlerin her ay belki on binlerce lira yatırımla sürdürdükleri dijital pazarlama stratejileri, sosyal medyanın ve daha geleneksel bir yöntem olan e-postanın da daha uygun fiyatlı hatta bazen ücretsiz uygulamalarla uygun imkânlar sunmaya başlamasıyla birlikte yeni girişimcilere ve hatta bloggerlara dahi inanılmaz fırsatlar doğurdu. E-posta pazarlama da bu anlamda en öne çıkan yöntem.

Ancak dijital dünya çok büyük ve bunun neresinden tutup ilerleyeceğini belirlemek gerçekten zor. Özellikle az sayıda kişiyle başlatılan yeni girişimlerde her pazarlama yöntemini hakkıyla yapmak, zaman anlamında bir anlamda imkansız. Dolayısıyla daha etkili çalışmalar yapmak için en kârlı yöntemleri en iyi şekilde kullanmak daha akıllıca.

Dijital pazarlama yöntemlerinin kullanılmadığı bir girişimin çok sayıda kişiye ulaşması günümüzde oldukça zor; zira her kulvarda rakip çok ve bir yerde kendisini en iyi ‘satabilen’ girişimler bir adım öne çıkıyor. Burada da hangi kanallardan insanlara ulaşılacağı önem kazanıyor.

Son yıllarda bu konuda yapılan en büyük tartışma -özellikle yabancı forumlarda- sosyal medyanın mı yoksa e-posta pazarlamanın mı daha kârlı olduğu. Konuya direk girmek istiyorum: e-posta pazarlama daha kârlı. (Gerçi safımı daha başlıkta belli etmiştim.)

Başarılı bir e-posta pazarlamasında ortalama yatırım getirisi 1’e 38 kadar yüksek.* Aynı zamanda yine araştırmaların söylediğine göre e-posta pazarlaması sosyal medyaya göre potansiyel müşterilerle etkileşime geçme noktasında 40 kat daha etkili.**

banner-en-karli-dijital-pazarlama-yontemi-dijitalmuhendis

Neden e-posta pazarlaması?

E-posta pazarlaması aslında internetin kendisi kadar eski. Öyle ki, ilk e-posta pazarlamasının 1970’lerin sonunda yapıldığı biliniyor.*** Dolayısıyla ülkemizde yeni yeni kendine bir pazar yaratmakta olan bu yöntemle ilgili “neden” diye sormak biraz abesle iştigal. Yine de ülkemizde yeterince tanınmadığını kabul ederek bu ‘olgunlaşmış’ dijital pazarlama yönteminin artılarına değinelim.

Her şeyden önce, e-posta pazarlaması yapılması en kolay pazarlama yöntemi. Geleneksel yöntemlere bile kıyasla (hani pazarlamacıların tava tencereyle kapınıza geldiği yöntemler) daha kolay. Eskiden oldukça ciddi bir yazılım bilgisi ve grafikerlik gerektiren bu yöntem artık bir sosyal paylaşım sitesine fotoğraf yüklemek kadar kolay bir hale geldi. Bunun için de bu işi çok iyi yapan birkaç siteye teşekkür etmemiz gerek; çünkü onlar sayesinde artık bir anda binlerce insana ulaşabiliyoruz. Üstelik ulaşacağımız kişileri önceden hedefleyerek; örneğin yalnızca “Ankara’da yaşayan 18 – 35 yaş aralığındaki öğrenci ve erkek kişiler” gibi bir grup belirleyerek yapabiliyoruz bunu.

E-posta pazarlamasının kolay, yatırım getirisi yüksek ve hedefleme performansı eşsiz bir yöntem olmasının yanında, müşteri – işletmeci/takipçi – girişimci ilişkisinin sürdürülebilirliği açısından en öne çıkan özelliği, bu ikililer arasında sonu gelmeyecek bir bağ oluşturması. İzinli pazarlama olarak tanımlanan e-posta pazarlaması; ancak alıcıların e-posta gönderen tarafa bu işlem için bir şekilde onay vermiş olması sayesinde sağlanıyor. Yani e-postaların gönderildiği kişiler zaten bu e-postayı bekliyor oluyorlar. Dolayısıyla iyi inşa edilmiş bir e-posta veritabanı (listesi), iyi kampanyalar uygulandığında bir de bu veritabanları ekstra tanıtımlar vasıtasıyla genişletildiğinde, bir anlamda karşılıklı bir ilişki kurulmuş oluyor. MarketingSherpa’nın araştırmasına göre, internet kullanıcılarının %72’si, promosyon ve kampanya bildirimlerini e-posta yoluyla almayı tercih ediyor. Bunu sosyal medya üzerinden görmek isteyenlerin oranıysa sadece %17. Bu istatistiki veri de zaten e-posta pazarlamanın sektördeki yerini açıkça ortaya koyuyor.****

 

Nasıl yapılır?

En iyi şekilde yapılması bir uzmanlık alanı olmakla birlikte, artık o kadar da zor değil. Nasıl ki PhotoShop kullanmakta zorlananlar ya da o kadar kapsamlı bir kullanıma ihtiyacı olmayanlar için alternatif online uygulamalar çıktı, e-posta pazarlaması da sonunda o noktaya geldi denebilir. Bu işi şu an Türkçe dilli olarak yapan tek uygulamaysa INBOXBrush. Amerika merkezli de çok sayıda şirket bulunuyor; ancak ne yazık ki Türkçe dil destekleri yok ayrıca e-posta gönderimi ve üyelik genellikle ücretli.

Hazır şablonlar üzerinde düzenlenebilir elementleri kullanarak oluşturulan e-postalara kullanıcılar kendi görsellerini ve yazılarını sürükleyip bırakarak çok iyi kampanyalar oluşturabiliyor ve bunu 2.500 e-postaya kadar ücretsiz olarak gönderebiliyor. Yani girişimciler için düşünülmesi gereken bir kalem daha masraflar arasından çıkıyor denebilir. Bir diğer deyişle işlerinin dijital pazarlama ayağı bedavaya geliyor. Uygulamanın e-postaları mobil uyumlu olarak hazırladığını da belirtip, mobil uyumunun e-posta pazarlamasında ne anlama geldiğine bir değinmeden geçmeyelim.

Mobil cihazların kullanımı son bir yıl içerisinde %20 oranında arttı ve bu sayı gittikçe artıyor. Bunun anlamı şu: artık herkes her işini mobil cihazlar üzerinde yapıyor, e-posta okumak, alışveriş yapmak ya da blog okumak da dahil. Bu açıdan gönderilen bir e-postanın bir akıllı telefonda yazıları ve görselleri sağa sola kaymış bir şekilde çıkmasını; ya da içeriğinin hiç yüklenmemesini istemezdiniz herhalde? Bu sebeple mobil uyum e-posta pazarlaması için bir anlamda çağa uydurmak demek. Campaign Monitor’ün araştırmasına göre mobil uyumlu olmayan e-postaların %60’ı okunamıyor; yani potansiyel müşteri/takipçilerin yarısından çoğuna boşuna e-posta gönderiliyor.

 

E-posta pazarlama kendi e-posta adresin üzerinden yapılamaz mı?

Yok, olmuyor; ne yazık ki… E-posta sunucuları (Gmail, Hotmail vb.) ‘spam’ maillere karşı artık oldukça korunaklı; dolayısıyla aynı IP’den gönderilen aynı içerikte ikinci e-mailden sonra hesaplar anında kilitleniyor. Bu yüzden özgün IP’ler üzerinden e-posta gönderimi yapan yazılımlara ihtiyaç var. Burada da çalışılan programa/şirkete dikkat etmek gerek; zira eğer IP’leri yeterince ‘temiz’ değilse e-postalar bu defa da duvarları aşsa bile alıcıların ‘spam’ kutusuna düşebilir (en iyi ihtimalle). Bu sebeple INBOXBrush gibi güvenilir uygulamaları kullanmak şart.

Tabi ki gelişen teknoloji ve sunucuların bu tutumunu olumlu yönden ele almak gerek. Sektörün dönüşmüş olduğu bu durum aslında e-posta pazarlamasını zorlaştırmıyor; yalnızca kaliteli ve insanlara hitap edebilecek şekilde yapılmaya yöneltiyor. Bu da sonuç olarak hem e-posta gönderen tarafın daha iyi çalışmasına ve daha ilgi çekici içerikler/kampanyalar sunmasına, hem de e-postaları alan kişilerin daha iyi geri dönüşler sağlamasına yol açıyor. Bir anlamda e-posta pazarlamasında artık kazan-kazan durumu geçerli diyebiliriz.

* DMA 2015 raporu: http://www.emailmonday.com/dma-national-client-email-report-2015
** McKinsey araştırması: https://www.campaignmonitor.com/resources/guides/email-marketing-new-rules/
*** İlk toplu elektronik pazarlama iletisinin 1978 yılında Almanya’da bulunan Digital Equipment Corp (DEC) tarafından yaklaşık 400 müşterisine gönderildiği ve firmanın kısa sürece milyonlarca dolarlık gelir artışı sağladığı biliniyor.
**** MarketingSherpa anketi: https://www.marketingsherpa.com/data/public/reports/benchmark-reports/EXCERPT-BMR-2013-Email-Marketing.pdf

 

Direk alıntılarda kaynak belirtmeniz gerekir.

Bir önceki yazımız olan Kreatif İçerik Üretmenin Püf Noktaları başlıklı makalemizde creative content ve yaratıcı içerik hakkında bilgiler verilmektedir.

Paylaş

Yazar Hakkında