Programatik Reklamcılık da Terminoloji

0

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dijital mecralar gelişti. Dijital gelişirken satın alma ve satma şeklimiz değişti ve değişmeye de devam edecek. Başlangıçta deneysel olarak hayatımıza giren programatik reklamcılık hayatımızın bir parçası oldu. Artık dijital medya satın alan ve satan kurumlar için olmazsa olmaz bir araç haline dönüşüyor.

Programatik Reklamcılık ve Dijital Pazarlamada Kullanılan Önemli Terminolojik Terimler

Ad-Exchange: Mecralar, yani internet siteleri ve Ad network’lerin, envanteri satın almak isteyen müşteri ve ajanslarla buluştuğu platform.
Conversion: Kullanıcının bir reklama tıklayıp, istenilen aksiyonu gerçekleştirmesini tanımlar. Performansı gösteren bir terimdir.
CPA (Cost Per Action/Acquisition): Kullanıcının reklama tıklamasının ardından gerçekleştirdiği aksiyonunun, genelde de satışın gerçekleşmesinin maliyetidir.
CPC (Cost Per Click): Tıklama başı maliyettir.
CPD (Cost Per Download): Kullanıcın reklama tıklayarak yazılım veya uygulamayı cihazına indirmesinin maliyetidir.
CPI (Cost Per Install): Kullanıcının reklama tıklamasının ardından yazılım veya uygulamayı indirerek cihazına kurmasının maliyetidir.

 

 

CPL (Cost Per Lead): Kullanıcının reklama tıklamasının ardından gerçekleştirdiği form doldurma veya üyelik gerçekleştirmesinin maliyetidir.
CPM (Cost Per Mille): Reklamın 1000 kez görüntülenme maliyetidir.
CTR (Click Through Rate): Reklamların tıklanma oranıdır. Örneğin; %1 CTR, gösterilen her 100 reklamdan bir tanesinin bir kullanıcı tarafından tıklandığı anlamına gelir.
Çoklu Ekran (Cross Screen): Bir reklamın birden fazla ekrandan kullanıcıya ulaşmasıdır. Bunun içinde, TV, mobil, online platformlardaki banner, rich media ve video içeren display reklamlar yer alabilir.
Davranışsal Hedefleme (Behavioral Targeting): Bir siteyi ziyaret eden kullanıcının hangi sayfaları gezdiği, bu sayfalarda ne kadar süre kaldığı üzerine edinilen bilginin analiz edilmesi ve çıktısının reklam kampanyalarında hedefleme amaçlı kullanılmasıdır.
DCPM (Dynamic Cost Per Mille): RTB üzerinden alınan gösterim maliyetleri değiştiğinden dinamik CPM’i tanımlamak için kullanılır.
Deal ID: Reklamveren ile yayıncı aralarında anlaştıktan sonra yayıncı, iki sistemi entegre etmek için bir deal ID oluşturur. Reklamverene veya trading desk’e verilen bu ID ile reklamveren yayıncının envanterinden premium ve direk olarak alım yapmaya başlar.
Display: Belirli formatlardaki yazı veya resmin kullanıcıya gösterilmesidir. Bu tarz reklamlara banner adı verilir ve genelde standart ölçüler kullanılır. Kullanıcı sayfayı yüklediğinde ya sayfada sabit olarak durur ya da bir animasyon içerir.
DMP: Kullanıcı verisinin sınıflandırılmasıyla oluşturulur. Bu bilgi markanın kendi reklam stratejilerinin oluşturulmasında ve/veya sitelerinin daha doğru bir şekilde yönetilmesinde kullanılır.
DSP (Demand Side Platform): Trading desk’ler tarafından reklamveren adına satın alma yapmak amacıyla kullanılan teknoloji ve bunu sağlayan şirkettir.
ECPM (Effective Cost Per Mille): 1000 gösterimin ortalama maliyetini gösterir. Programatik alımlarda her gösterim farklı maliyetle yapılabildiği için effektif bin gösterim başı maliyeti tanımlamak için kullanılır.
Gösterim Sıklığı (Frequency Cap): Bir reklamın her bir kullanıcıya gün içinde veya saat başı ne kadar gösterildiğini belirtir.
First Party Data: Belirli bir hedef kitleye daha sonraki yayınlarda ulaşmak veya yeniden hedefleme (retargeting) yapmak için çerezler yoluyla site tarafından toplanan veridir.
Kullanıcı Hedeflemesi (Audince Targeting): Kullanıcının hangi tarayıcıyı ve dili kullandığı, bulunduğu coğrafya gibi bilgiler edinilmesi ve bunların reklam kampanyalarında hedefleme amaçlı kullanılmasıdır.
Marka Güvenliği (Brand Satefy): Reklamların, marka güvenliği için risk oluşturmayacak içeriklerde veya sitelerde yayınlanmasıdır. Kullanıcının marka güvenliği için risk oluşturabilecek nefret, porno gibi içeriklerle markayı özdeşleştirmesini engeller.
Optimizasyon: Bir reklam kampanyasının performansını arttırmak için elde edilen kullanıcı verisi ve tekrar eden kullanıcı davranışlarının analiz edilerek, kampanyanın veya yayınların revize edilmesidir.


Programatic Direct: Geneleksel alıma çok benzeyen programatic direct yayıncı ile reklamverenin iletişime geçerek, net bir birim maliyet üzerinden programatik olarak premium envanter alım satımı yapmasıdır.
Programatik RTB: Teklif verme metodu ile milisaniyeler içinde her bir gösterim için fiyat vermeyi mümkün kılan satın alma yöntemidir.
Premium: Yayıncının arz-talep dengesini gözeterek fiyatını belirlediği envanter ya da içeriktir.
Retargeting: Belirli bir ürüne daha önceden ilgi göstermiş olan kullanıcı grubuna tekrar reklam gösterimi yapılmasıdır. Kullanıcılar ikinci hedeflemede farklı bir mesaj ile siteye ve ürüne bir kez daha çekilebilir.
SSP (Sell Side Platform): Yayıncı veya ad network’lerin envanterlerini programatik yoluyla satmak için kullandığı teknolojidir.
Third Party Data: ‘Son üç ay içinde uçak bileti bakmış olanlar’ örneğindeki gibi başka şirketler vasıtası ile toplanmış ve onlardan satın alınan hedef kitle verisidir.
Trading Desk (Satın Alma Platformu): Reklamverenler adına DSP yönetimini yapan firmadır.

 

Kaynak: IAB Türkiye (İnteraktif Reklamcılar Derneği)

Bir önceki yazımız olan Organik Trafiği Etkileyecek 5 Faktör başlıklı makalemizde organik arama, organik trafik ve seo hakkında bilgiler verilmektedir.

Paylaş

Yazar Hakkında

Mahmud Altundemir

Performans Marketing ve Online Medya Planlama alanlarında kendisini geliştirmeye devam ediyor....

Yorum Yaz