Toplum 5.0: Teknolojik gücü doğru yönetecek akıllı toplum felsefesi

0

Konuk Yazarımız Hülya Özdestici, Netvent’de Dijital Pazarlama Danışmanı olarak vazife yapmaktadır.

Varoluşumuzun en başından beri yaşanan her bir gelişme, sanki sonsuza kadar sürecekmiş ve daha büyüğü gelmeyecekmiş sanrısı yarattı insanoğlunda. Elbette bu daha fazla tüketici tarafta olan bizler için geçerliydi. Oysa art planda hep daha yeni ve yoğun teknoloji & ilim üreten bir diri mekanizmanın varlığını çoğu vakit yadsıdık. Göz görmeyince tahayyülde zorlandık tabii.

Bugün tüketen taraftan, biraz daha dikkatli baktığımızda gördüklerimiz ve bilgi sahibi olduğumuz konular, geçmişe kıyasla daha homojen dağılmış durumda. Mesela Endüstri 4.0 kavramı derhal herkesin dilinde. İşin mutfağında olanı da, ucundan kıyısından teknolojiden anlayanı da biliyor. İlla adına Endüstri 4.0 demese bile, Endüstri 4.0’ın hayatına ve hayatımıza neler getirdiğinden haberdar. Fakat gelin görün ki, bilgi ne kadar homojen dağılsa da, başta bahsettiğim sanrı hala devam ediyor. Endüstri 4.0’ın herhangi bir çıktısı öyle bir tanıtılıyor ki bazen, “Hah tamam işte bu alanda gelinebilecek son nokta bu!” diyorsun. Ee bu 4’ün bir de 5’i yok mu? Olmaz mı! Gartner’ın Hype Cycle’ına göre, her türlü yeni konsept yahut teknolojik gelişmenin bir olgunlaşma grafiği var. Endüstri 4.0 konseptinin birbirinden farklı formları da bugün en parlak zamanlarını yaşıyor.

Endüstri 4.0’ün doruk yaptığı hatta yavaş yavaş Endüstri 5.0 çağının temellerinin atıldığı şu zamanlarda, avantajların yanında birçok kaygı de beraberinde geliyor. Bu endişelerin çoğu toplumsal, hatta spesifik olarak istihdam üzerine diyebiliriz. Endüstrinin ve algoritmaların giderek otonomlaşması ile bilhassa mavi yaka ve düşük katma kıymetli ak yakaların işsiz kalma riski devamlı tartışılıyor. Evet Endüstri 4.0, ağır ve tehlikeli işleri kolaylaştırarak medeniyeti, sosyalleşmeyi, ekonomik kalkınmayı ve daha refah yaşamayı tetikliyor. Fakat adeta bir tabii seleksiyon gibi, değişime ayak uyduramayanları da ekosisteminden çıkarıyor.

Ne ürettiğimizden fazla nasıl ürettiğimizin değiştiği, mesleklerin evrildiği, aslında özünde alışkanlıklarımızın, dolayısıyla insanın ve toplumların değiştiği bu çağda, en az değinilen mevzu, bahis tekrar “İnsan”. Küçük Prens hep haklı çıkmak zorunda mı? Evet Küçük Prens; büyükler ne yazık ki yine, sayılardan hoşlanıyorlar.

Toplum 5.0

Elbette daha farklı düşünenler, geleceği planlayanlar ve bunu yaparken insan faktörünü esas alanlar da yok değil. Ürettiği faik teknolojilere karşın ismi şaşırtıcı biçimde Endüstri 4.0 devrimiyle pek yan yana anılmayan Japonya, bu sene Almanya’nın Hanover şehrinde gerçekleşen dünyanın en kapsamlı teknoloji fuarlarından CeBIT’in partner ülkesiydi. Fuarda Society 5.0 (Toplum 5.0) felsefesini tanıtan Japonya başbakanı Shinzo Abe, bu felsefeyi “Teknoloji toplumlar tarafından bir tehdit olarak değil, bir muavin olarak algılanmalı.” inancıyla temellendirdiklerini söyledi. Japon Ekonomik Organizasyonlar Federasyonu Keidanren’in hazırladığı 26 sayfalık çalışma da Toplum 5.0 felsefesi ışığında gelişmesi beklenen iktisat ve sosyoloji reformunu geniş kitlelere anlatmayı amaçlıyor.

Söz konusu çalışma ilk insanın doğuşundan bugüne kadar olan süreci bölümlere ayırıyor ve günümüze kadar olan süreçte toplumları Avcı Toplum, Tarım Toplumu, Endüstriyel Toplum, Bilgi Toplumu ve Akıllı Toplum (Toplum 5.0) olarak beşe ayırıyor.

Bugüne kadar en az konuşulan ama en kritik olduğunu hepimizin samimi içe bildiği bir mevzu, bahis varsa, önüne geçilemez bu dijital dönüşüme mikro düzeyde insanın, makro düzeyde toplumların nasıl hazırlanacağı konusuydu. Japonya da Toplum 5.0 felsefesi aşağıdaki gibi bazı hedeflerin uygulanmasını öne sürüyor;

  • Yaşlanan dünya nüfusuna karşı çözümler geliştirmek
  • Sanal dünya ile gerçek dünyanın birlikte işler hale getirilmesi
  • Nesnelerin internetinden toplumun çıkarları gözetilerek faydalanılması
  • Çevre kirliliği ve tabii afetler için çözüm yolları üretilmesi

Öte yandan, bunun “dünya çapında” toplumsal bir dönüşüm olduğunu düşünürsek, elbette belli başlı engellerle karşılaşacağını da söylemek gerek. Japonya Iktisat Organizasyonu Keidanren, Toplum 5.0’ın geliştirilebilmesi için yıkılması gereken 5 mühim bariyeri de şöyle tanımlıyor:

  • Hukuk sistemindeki engeller
  • Nesnelerin dijitalleşmesindeki bilimsel boşluklar
  • Kalifiye personel eksikliği
  • Sosyo-politik önyargılar
  • Toplumsal direnç

Keidanren, bu bariyerlerin yıkılması ve Toplum 5.0’ ın yoluna devam edebilmesi için toplumların işbirliği içinde olması gerektiğine vurgu yapıyor. Mobil sektörün desteklenmesinden, mesleki eğitimlere ve bu konuyla ilgili yeni bölümler eklenmesine kadar birçok alanda planlamalar yapan Japonya’nın, bu yaklaşımı istediği noktaya taşıyabilmesi ve üreten-tüketen herkesin, hepimizin, gerektiği gibi katkıda bulunabilmesi dileğiyle…

Bir önceki yazımız olan Hello7: GIF’lerle İngilizce kelime öğreten iOS uygulaması başlıklı makalemizde Enis Çoban, Erkin Çoban ve Giphy hakkında bilgiler verilmektedir.

Paylaş

Yazar Hakkında

Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü mezunudur. Halkla İlişkiler, Girişimcilik, Reklamcılık, Sosyal Medya gibi çeşitli alanlarda çeşitli seminer ve konferanslara katılım sağladı. Kurumsal firmalarda, iletişim ajanslarında ve çeşitli özel sektörlerde 5’den fazla iş ve staj deneyimi edindi. İş ve staj hayatında Halkla ilişkiler (PR), Kurumsal İletişim, Medya İletişimi, Müşteri İlişkileri alanlarında çalışmalar gerçekleştirdi. Dijital İletişim, Dijital Pazarlama, Dijital İtibar, Dijital Krizler ve Çözümleri, Dijital Sosyal Sorumluluklar, Dijital Reklam, Girişimcilik, SEO, E-Ticaret alanlarında kendisini geliştirdi. Şuan Performance Marketing Specialist olarak çalışmaktadır.

Yorum Yaz